
Overthinking Nedir? Aşırı Düşünme, Anksiyete ve Sürekli Kötü Bir Şey Olacak Korkusu
Overthinking Nedir ve Aşırı Düşünme Ne Demektir?
Overthinking En basit tanımıyla, bir olay, duygu ya da düşünce üzerinde aşırı durma, zihinde sürekli analiz etme ve sonuç üretemeden tekrar etme durumudur. Türkçede buna aşırı düşünme ya da “olayları gereğinden fazla kurcalama” denir.
Bu durum bir tür problem çözme girişimi gibi görünse de aslında çözüm değil, zihinsel bir kısır döngüdür: kişi düşündükçe rahatlayacağını sanır ama tam tersine kaygı artar.
Aşırı düşünme, beynin tehdit algı sistemiyle bağlantılıdır. Beyin olası bir tehlikeyi fark ettiğinde, “bunu çözmem gerek” mantığıyla geçmişte yaşanan örnekleri çağırır, olasılıkları analiz eder. Ancak bunu sürekli yaptığında zihin “sürekli alarmda” kalır. Bu da hem bedensel hem duygusal gerilime yol açar.
Overthinking ile Normal Düşünme Arasındaki Fark
Normal düşünme, bir sorunu kısa süre değerlendirip eyleme geçmeyi sağlar. Overthinking ise eylemi durdurur ve kişiyi düşünce içinde “kilitli” hale getirir.
Bu farkın temelinde iki duygu yatar: tedirgin olmak ne demek sorusuna yanıt olarak; tedirginlik, bir şeylerin yanlış gidebileceğine dair hafif bir uyarıdır, bizi hazırlıklı kılar. Ancak bu duygu kronikleşirse, zihin tehdit algısını sürekli açık tutar.
Benzer biçimde gerilmek ne demek sorusunun psikolojik cevabı; bedenin stres karşısında kasılmasıdır. Bu kasılma, overthinking sürecinde farkında olunmadan devreye girer. Düşünceleri kontrol etmek isteyen kişi aslında hem zihninde hem kas sisteminde “savaşa hazırlık” moduna geçer.
Sürekli Kötü Bir Şey Olacak Korkusu Overthinking’in Bir Sonucu mu?
Sürekli kötü birşey olacak korkusu, overthinker zihnin tipik ürünüdür. Beyin, olası tehlikelere karşı aynı olayın onlarca negatif sonucunu üretir. Bu durum, evrimsel olarak hayatta kalma refleksinden gelir; fakat modern yaşamda sürekli aktif kaldığında anksiyete doğurur.
Bir örnek: Birinin mesajına geç cevap vermemesi. Normal zihin “yoğun olabilir” derken, overthinking yapan kişi “benden sıkıldı, artık görüşmek istemiyor” gibi felaket senaryoları kurar. Bu iç diyalog, sürekli kötü bir şey olacak korkusunu besler.
Mindfulness temelli psikoloji bu noktada farkındalığı önerir: “Ben şu anda kötü bir şey olacağına dair bir düşünceye takıldım, ama bu düşünce bir gerçek değil.”
Bu bakışı geliştirmek, zihni olasılıklardan gerçekliğe taşır.
Olmamış Şeyleri Olmuş Gibi Düşünmek Hastalığı ve Overthinking
Olmamış şeyleri olmuş gibi düşünmek hastalığı, genellikle anksiyete ve overthinking arasında görülür. Kişi henüz yaşanmamış olayları kafasında defalarca canlandırır; sanki gerçekten olmuş gibi hisseder. Bu, bedenin yanlış bir alarm vermesidir.
Beyin tehlike ile hayal arasındaki farkı ayırt etmekte zorlandığında, adrenalin salgısı artar. Kalp hızlanır, kaslar gerilir, kişi “şu an gerçekten bir şey olacak” hissine kapılır.
Bu durum zamanla evham hastalığı belirtileri gibi algılanabilir, ancak temelde işleyen mekanizma aşırı düşünme ve kaygı ilişkisidir.
Bilinçli farkındalık egzersizleri, bu hatalı alarm sistemini yeniden düzenler. Zihnin senaryolar üretmesine izin veresiniz ama onlarla özdeşleşmezseniz, bilişsel ve bedensel rahatlama başlar.
Overthinking ve Kaygı Döngüsü Nasıl Oluşur?
Kaygı Nedir? Psikolojide Overthinking ile İlişkisi
Kaygı nedir psikoloji alanında ele alındığında? Kaygı, gelecekte olabilecek bir tehdide karşı hissedilen gerginlik, huzursuzluk ve korku karışımı bir duygudur. Bedeni tehlikeye hazırlamak için doğal bir işlevi vardır.
Ancak kaygı düzeyi sürekli yüksek kaldığında, kişi “güvende olma” duygusunu kaybeder.
Kaygı bozukluğu ne demek sorusunun cevabı ise; bu duygunun kontrol edilemez hale gelmesi, günlük yaşamı etkilemesi demektir.
Overthinking bu durumda kaygının motorudur: olayları bitmeyen bir şekilde analiz eden beyin, sürekli yanlış ihtimalleri kurarak bedeni alarma geçirir.
Overthinking Kaygıyı Nasıl Besler?
Bir düşünce ne kadar çok tekrarlanırsa, beyin o kadar gerçek olduğunu sanır. Bu yüzden “ya bir şey olursa” cümlesi zihin tarafından tehdit sinyali olarak algılanır.
Anksiyeteyi ne tetikler? sorusunun yanıtı tam da budur: zihnin kontrolsüz düşünce üretimi.
Overthinking, farkında olunmadan anksiyete başlangıcının temelini hazırlar. Başlangıçta sadece endişe gibi hissedilen şey, zamanla kalp çarpıntısı, gerginlik ve uykusuzluğa dönüşebilir.Bu noktada kişinin farkındalığı güçlendirmesi gerekir. Çünkü fark etmek, döngüden çıkmanın ilk adımıdır.
Overthinking Anksiyete Başlangıcını Nasıl Tetikler?
Zihin sürekli “ya şöyle olursa?” diye en kötü senaryoları kurduğunda, bu durum anksiyete başlangıcı için güçlü bir zemin oluşturur. Başta sadece endişe gibi görünen bu süreç, zamanla gerçek bir kaygı bozukluğu tablosuna dönüşebilir.
Anksiyeteyi ne tetikler? sorusunun önemli yanıtlarından biri de kronik overthinking tir.
-
Kişi aynı olayı defalarca zihninde canlandırır.
-
“Olmamış şeyleri olmuş gibi düşünmek” sinir sistemini gerçek tehlike varmış gibi uyarır.
-
Beyin, hayal ile gerçek arasındaki ayrımı net kuramaz ve stres tepkisi başlar.
Bu noktada “ya başıma bir şey gelirse?” gibi düşünceler sıklaşır ve kişi “galiba anksiyetem tuttu” diye tarif ettiği kriz benzeri anlar yaşamaya başlar.
Overthinking Kaynaklı Anksiyete Belirtileri Nelerdir?
Anksiyete belirtileri nelerdir sorusuna verilecek yanıt, hem zihinsel hem bedensel sinyalleri içerir. Özellikle overthinking eşliğinde:
-
Sürekli endişe, dikkatini toparlayamama
-
Uykusuzluk, yorgun uyanma
-
Sürekli karar sorgulama, pişmanlık düşünceleri
Yoğun anksiyete belirtileri arasında ise:
-
Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, titreme
-
Mide ağrısı, baş dönmesi, kas gerginliği
-
“Sürekli kötü bir şey olacak” hissi ve kontrolü kaybetme korkusu
Bu belirtiler, overthinking döngüsü devam ettikçe daha sık ortaya çıkar. Kişi, zihnini kontrol etmeye çalıştıkça iç konuşma artar ve kaygı yükselir.
Overthinking Sırasında Bedende ve Zihinde Neler Olur?
Overthinking ve Anksiyete Nöbeti Arasındaki Bağlantı
Anksiyete nöbeti nedir? Kısa süre içinde hızla yükselen yoğun kaygı, fiziksel belirtiler ve “sanki kötü bir şey olacak” hissinin bir araya geldiği kriz benzeri durumdur. Overthinking, bu nöbetleri besleyen önemli bir tetikleyicidir:
-
Zihin aynı kaygılı düşünceyi defalarca döndürür.
-
Beden bu düşüncelere gerçek tehdit varmış gibi tepki verir.
-
Kalp atışı hızlanır, nefes hızlanır, kişi “şu an bir şey olacak” diye düşünür.
Sürekli aşırı düşünme, sinir sistemini “sürekli alarmda” bırakır. Bu da nöbetlerin daha kolay tetiklenmesine yol açar.
“Anksiyetem Tuttu” Demek Ne Anlama Gelir?
Gündelik dilde kullanılan “anksiyetem tuttu demek, genellikle aniden gelen yoğun kaygı, daralma ve huzursuzluk ataklarını tarif eder. Kişi, çoğu zaman bu durumu “içime sıkıntı çöktü, sanki kötü haber alacağım” gibi anlatır.
Peki anksiyetem ne demek? Burada kastedilen, tanımlanmamış genel bir kaygı halidir.
-
Nedeni tam bilinmeyen bir iç sıkıntısı
-
Sebepsiz huzursuzluk ve tetikte olma hali
-
“Her an bir şey olabilir” hissi
Overthinking bu tabloyu güçlendirir; çünkü zihin bu belirsiz kaygıya sürekli açıklama arar, senaryo üretir ve böylece kaygı katlanarak büyür.
Kendi Kendine Konuşmak Neden Olur?
Kendi kendine konuşmak, her zaman patolojik değildir. İnsan beyni düşünceleri düzenlemek, duyguları anlamlandırmak için iç sesini kullanır.
Ancak iç ses:
-
Sürekli eleştiren,
-
Felaket senaryoları kuran,
-
“Ya şöyle olursa, ya rezil olursam” diyen bir tona dönüştüğünde, anksiyete ve overthinking için risk oluşturur.
Olumlu, destekleyici iç konuşma psikolojik dayanıklılığı artırırken; negatif iç konuşma kaygıyı derinleştirir. Bu yüzden iç sesin fark edilmesi, değişim için kritik adımdır.
Farkında Olmadan Kendi Kendine Konuşmak ve Aşırı Düşünme
Farkında olmadan kendi kendine konuşmak, özellikle sürekli içinden kendi kendine konuşmak şeklindeyse, çoğu zaman overthinking ile bağlantılıdır. Zihin, yoruluncaya kadar konuları çevirir, diyaloglar kurar, geçmiş konuşmaları tekrar eder.
Bu durum, özellikle:
-
Rezil olma korkusu taşıyan,
-
Sosyal ortamlarda hata yapmaktan çekinen,
-
Özgüvensizlik belirtileri gösteren kişilerde daha sık görülür.
Kişi farkındalık kazandıkça, iç sesin tonunu gözlemleyebilir: “Şu anda kendime nasıl konuşuyorum? Yargılayıcı mıyım, yoksa destekleyici mi?” sorusu, overthinking döngüsünü kırmak için önemli bir başlangıçtır.
Overthinking ve Evham Hastalığı Belirtileri
Halk arasında evham hastalığı belirtileri diye tarif edilen durum; sürekli kuruntu, her durumda kötü ihtimali düşünme ve rahatlayamama halidir. Bu tablo, çoğu zaman kronik overthinking ve yaygın anksiyete bozukluğu ile örtüşür.
Uzun süren overthinking:
-
Uykuyu bozar,
-
Odaklanmayı zorlaştırır,
-
Sürekli gergin ve “tetikte” hissettirebilir.
Bu durumda kişi, “herşeyden korkmak hastalığı var bende” diye tarif ettiği genel bir tehdit algısı geliştirebilir. Yani yalnızca belirli durumlar değil, hayatın pek çok alanı riskli hissedilir.
Overthinking Tedavi Edilmezse Anksiyete Nasıl İlerler?
Anksiyete tedavi edilmezse ne olur? Zamanla belirtiler şiddetlenebilir, yaşam kalitesi düşer, iş ve ilişkiler olumsuz etkilenir.
-
Sürekli yorgunluk ve motivasyon kaybı
-
Sosyal geri çekilme, kaçınma
-
Kronik bedensel ağrılar, sindirim sorunları
Benzer biçimde anksiyete ilerlerse ne olur sorusunun yanıtı da; depresyon riskinde artış, madde/alkol kullanımına yönelme ve panik atak gibi ek tabloların ortaya çıkmasıdır.
Bu nedenle overthinking’i küçümsememek, erken dönemde fark edip psikoeğitim, farkındalık çalışmaları ve gerekirse profesyonel destekle ele almak önemlidir.
Overthinking, tek başına bir “hastalık” değil; ama yönetilmediğinde anksiyete, panik, kaçınma ve tükenmişlik hissini besleyen bir döngüye dönüşebilir. Bu döngüden çıkmak, zihni tamamen susturmaktan çok onu yönetmeyi öğrenmekle mümkündür.
Overthinking ile Başa Çıkma: Zihni Susturmak mı Yönetmek mi?
Aşırı analiz eden zihinle savaşmak genellikle işe yaramaz; bastırmaya çalıştıkça düşünceler güçlenir. Bu yüzden overthinking ile başa çıkma, düşünceleri yok etmeye değil, onları fark edip farklı yanıtlar verebilmeye odaklanır.
Anksiyete ile başa çıkma sürecinde kanıta dayalı yaklaşımlar üç ana başlıkta toplanır:
-
BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) ile düşünce kalıplarını sorgulama, yeniden çerçeveleme
-
Mindfulness ve nefes egzersizleriyle bedeni–zihni sakinleştirme
-
Günlük yaşam düzeyinde uyku, hareket, sosyal destek ve rutinleri düzenleme
Bu bakış açısıyla “zihnimi nasıl sustururum?” sorusu yerini “zihnim çalışırken ben nasıl dengede kalırım?” sorusuna bırakır.
Overthinking Sırasında Anksiyete Anında Ne Yapılmalı?
Anksiyete anında ne yapılmalı? sorusu, overthinking yaşayan biri için özellikle kritiktir. Çünkü kriz anında düşünceyle tartışmak çoğunlukla işe yaramaz.
Kısa vadede yardımcı olabilen adımlar:
-
Nefese odaklanmak: 4 saniye nefes al, 4 saniye ver; bunu 3–5 dakika sürdürmek kalp hızını yavaşlatır.
-
Bedeni fark etmek: Ayaklarını yere bastığını, kaslarının gevşemesini, oturduğun sandalyeyi hissetmek gibi “grounding” teknikleri kullanmak.
-
Dikkati şimdiye getirmek: Etrafında gördüğün 5 şey, duyduğun 4 ses, dokunduğun 3 yüzey gibi duyulara odaklanmak.
Bu tür uygulamalar, anksiyete anında ne yapılmalı sorusuna pratik bir cevap sunar; kriz geçtikten sonra ise asıl çalışma, düşünce kalıpları üzerinde yapılmalıdır.
Overthinking Döngüsünden Çıkmak Mümkün mü?
Anksiyeteden kurtulma ve kaygıdan nasıl kurtulurum sorularına verilecek dürüst cevap; kaygının tamamen yok olmasından çok, onu yönetilebilir seviyeye indirmektir.
Uzun vadede işe yarayan başlıca stratejiler:
-
Olumsuz otomatik düşünceleri fark edip kanıt temelli sorgulamak (BDT teknikleri)
-
“Ne olursa olsun mahvolurum” tarzı felaketleştirmeleri daha gerçekçi bakış açılarıyla değiştirmek
-
Gün içinde belirli bir “endişe zamanı” ayırarak, geri kalan zamanda zihni bilinçli olarak başka alanlara yönlendirmek
Bu süreçte anksiyete ile başa çıkma becerileri geliştikçe, overthinking epizodlarının sıklığı ve şiddeti azalır.
Overthinking ile Yaşamayı Öğrenmek
Herşeyden korkmak hastalığı gibi hissedilen tablo, çoğu zaman kontrol kaybı yaşamaktan, hata yapmaktan ya da duygusal incinmekten kaçınma çabasının sonucudur. Bu da çoğunlukla derinde bir rezil olma korkusu ve “yetersizim” inancıyla iç içe geçer.
Bu bağlamda sık görülen özgüvensizlik belirtileri şunlardır:
-
Karar verirken aşırı onay arama
-
Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslama
-
Küçük hataları bile “ben zaten hep böyleyim” genellemesine dönüştürme
Overthinking’i tamamen yok etmeye çalışmak yerine, şunlar mümkün:
-
Düşünce geldiğinde “Bu sadece bir düşünce, gerçek değil” diyebilmek
-
Kendine daha yumuşak, destekleyici bir iç sesle yaklaşmayı öğrenmek
-
Gerekirse profesyonel destek alarak hem kaygı bozukluğu ne demek olduğunu anlamak hem de kişisel tetikleyicileri çözmek
Böylece overthinking, hayatı yöneten bir düşman olmaktan çıkıp, yönetilebilir bir zihinsel eğilim haline gelebilir. Bu da hem anksiyeteden kurtulma hedefini gerçekçi kılar, hem de kaygıyla daha barışık, işlevsel bir yaşam alanı açar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Overthinking nedir?
Overthinking bir olay, duygu ya da düşünce üzerinde gereğinden fazla durmak, tekrar tekrar analiz etmek ve çözüm üretmek yerine kaygıyı artıran bir düşünce döngüsünde sıkışmaktır. Uzun sürdüğünde aşırı düşünme, uykusuzluk, huzursuzluk ve anksiyete belirtilerini besler.
Aşırı düşünme ile kaygı arasındaki ilişki nedir?
Aşırı düşünme, geleceğe yönelik olumsuz senaryolar kurmayı artırdığı için kaygı sistemini sürekli aktif tutar. Araştırmalar, yoğun ruminasyon ve “devamlı düşünme” halinin anksiyete bozukluklarıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.
Sürekli kötü birşey olacak korkusu neden olur?
Sürekli kötü birşey olacak korkusu, çoğunlukla overthinking, ruminasyon ve olumsuz otomatik düşüncelerin birleşimiyle ortaya çıkar. Zihin, en kötü ihtimalleri gerçekmiş gibi tekrar tekrar canlandırdığında, beden de buna gerçek tehdit varmış gibi tepki verir.
Olmamış şeyleri olmuş gibi düşünmek hastalığı ne anlama gelir?
Olmamış şeyleri olmuş gibi düşünmek hastalığı, halk arasında henüz yaşanmamış olayları zihinde defalarca canlandırıp buna göre kaygı ve bedensel stres yaşama eğilimine denen durumdur. Bu durum; ruminasyon, katastrofik düşünme ve anksiyete bozukluklarıyla bağlantılıdır.
Evham hastalığı belirtileri nelerdir?
Halk arasında evham hastalığı belirtileri olarak tarif edilen tablo; sürekli kuruntu, her durumda kötü ihtimalleri düşünme, rahatlayamama ve sık sık “bir şey olacak” endişesi yaşama şeklinde görülür. Klinik olarak bu durum, çoğu zaman yaygın anksiyete ve kronik overthinking ile iç içe seyreder.
Herşeyden korkmak hastalığı ne olabilir?
Herşeyden korkmak hastalığı gibi hissedilen durum; genellikle yaygın anksiyete bozukluğu, katastrofik düşünme ve overthinking döngüsünün birleşimidir. Bu tabloda kişi, gündelik olaylarda bile sürekli tehdit algısı ve en kötü ihtimalleri düşünme eğilimi yaşar.
Anksiyetem ne demek, “anksiyetem tuttu” ne anlama gelir?
Gündelik kullanımda anksiyetem ne demek ifadesi, tanımlaması zor, genel bir iç sıkıntısı ve tedirginlik hali için kullanılır. Anksiyetem tuttu ne demek sorusu ise aniden artan kaygı, daralma, nefes darlığı ve kötü bir şey olacak hissinin yoğunlaştığı anları tarif eder.
Anksiyeteyi ne tetikler?
Anksiyeteyi ne tetikler? sorusunun yanıtları kişiden kişiye değişse de; kronik stres, overthinking, olumsuz iç konuşma ve travmatik/olumsuz deneyimleri hatırlatan durumlar başlıca tetikleyicilerdir. Kafein, uyku eksikliği ve bazı fiziksel hastalıklar da kaygı düzeyini artırabilir.
Anksiyete başlangıcı nasıl anlaşılır?
Anksiyete başlangıcı genellikle; sık endişe, dikkat dağınıklığı, çarpıntı, kas gerginliği, uykuya dalmakta zorluk ve “zihnin sürekli dolu olması” ile kendini gösterir. Erken dönemde overthinking ve iç konuşma yoğunluğu artar; kişi zihnini “durduramamaktan” yakınır.
Anksiyete belirtileri nelerdir ve yoğun anksiyete belirtileri hangi durumlarda görülür?
Genel anksiyete belirtileri nelerdir dendiğinde; huzursuzluk, tedirginlik, kolay irkilme, uyku sorunları ve çabuk yorulma sayılabilir. Yoğun anksiyete belirtileri ise çarpıntı, terleme, nefes darlığı, titreme, göğüs sıkışması ve “delirecekmiş gibi olma” hislerini içerebilir.
Anksiyete nöbeti nedir?
Anksiyete nöbeti nedir sorusu, kısa bir süre içinde aniden yükselen yoğun kaygı, bedensel belirtiler ve kötü bir şey olacak hissinin bir arada yaşandığı durumu ifade eder. Panik atağa benzer özellikler gösterebilir ve çoğu zaman katastrofik düşüncelerle tetiklenir.
Kendi kendine konuşmak neden olur, farkında olmadan kendi kendine konuşmak normal mi?
Kendi kendine konuşmak neden olur sorusuna verilen bilimsel yanıt; iç konuşmanın çoğu zaman bilişsel düzenleme ve duygusal başa çıkma için kullanıldığı yönündedir. Ancak içerik aşırı olumsuz ve eleştirel olduğunda, bu iç ses anksiyeteyi ve overthinking’i artırabilir.
Farkında olmadan kendi kendine konuşmak, stresli veya zorlayıcı görevlerde sık görülür ve tek başına bir bozukluk göstergesi değildir; ama içeriği takip etmek ruh sağlığı açısından önemlidir.
Aşırı konuşma hastalığı overthinking ile ilişkili mi?
Aşırı konuşma hastalığı olarak tarif edilen durum bazen kaygıyı regüle etmek için geliştirilen bir başa çıkma şekli olabilir. Özellikle sosyal kaygısı olan kişiler, sessizlikten kaçınmak ya da “rezil olma korkusu” nedeniyle gereğinden fazla konuşabilir.
Kaygı nedir psikolojiye göre, kaygı bozukluğu ne demek?
Kaygı nedir psikoloji açısından; geleceğe dönük tehdit algısıyla ortaya çıkan, bedensel ve duygusal bir uyarılma halidir. Kaygı bozukluğu ne demek sorusu ise bu duygunun kontrol edilemez hale gelerek günlük yaşamı, işlevselliği ve ilişkileri bozduğu klinik tabloyu ifade eder.
Anksiyete tedavi edilmezse ne olur, anksiyete ilerlerse ne olur?
Anksiyete tedavi edilmezse ne olur sorusunun yanıtı; belirtilerin kronikleşmesi, depresyon riskinin artması, sosyal kaçınma ve yaşam kalitesinde belirgin düşüş yönündedir. Anksiyete ilerlerse ne olur dendiğinde ise; panik ataklar, madde kullanımında artış ve daha karmaşık ruhsal tablolar gündeme gelebilir.
Anksiyete ile başa çıkma ve kaygıdan nasıl kurtulurum?
Anksiyete ile başa çıkma için en güçlü kanıta sahip yöntemler; BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi), düzenli psikoeğitim, nefes ve farkındalık egzersizleri, gerekirse ilaç desteğidir. Kaygıdan nasıl kurtulurum sorusu, çoğu zaman kaygıyı tamamen yok etmek değil; onu yönetilebilir bir düzeye indirmek anlamına gelir.
Anksiyete anında ne yapılmalı?
Anksiyete anında ne yapılmalı dendiğinde önerilen başlıca teknikler; yavaş ve kontrollü nefes, beden farkındalığı (grounding) ve dikkat odağını şu ana getiren basit egzersizlerdir. Kriz geçtikten sonra ise düzenli terapi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve psikoeğitim, uzun vadeli iyileşmede kritik rol oynar.
Kaynaklar ve Bilimsel Dayanaklar
-
Overthinking (ruminasyon) ile kaygı ve anksiyete döngüsü arasındaki ilişkiyi ortaya koyan temel çalışmalardan biridir.
Nolen-Hoeksema, S. (2000). The role of rumination in depressive disorders and mixed anxiety/depression. Journal of Abnormal Psychology. -
Aşırı düşünmenin çoğu zaman problem çözme değil, zihinsel kilitlenme ve kaygı artışıyla sonuçlandığını göstermektedir.
Watkins, E. R. (2008). Constructive and unconstructive repetitive thought. Psychological Bulletin. -
Felaketleştirme, sürekli kötü bir şey olacak korkusu ve olumsuz otomatik düşüncelerin bilişsel temellerini açıklayan klasik kaynaktır.
Beck, A. T. (1976). Cognitive Therapy and the Emotional Disorders. -
Olmamış olayları olmuş gibi düşünmenin bedensel stres tepkilerini nasıl tetiklediğini ve kaygıyı nasıl artırdığını açıklar.
Borkovec, T. D., et al. (2004). The nature, functions, and origins of worry. Behaviour Research and Therapy. -
Beynin tehdit algı sistemi ile hayal ve gerçek arasındaki ayrımın nasıl bozulabildiğini nörobiyolojik düzeyde ele alır.
LeDoux, J. (1996). The Emotional Brain. -
Anksiyete belirtileri, seyri ve klinik çerçevesi için güncel ve uluslararası tanı referansıdır.
American Psychiatric Association. (2022). DSM-5-TR: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. -
Kendi kendine konuşma, iç ses ve farkındalık süreçlerinin psikolojik işlevlerini bilimsel olarak açıklar.
Morin, A. (2011). Self-awareness and inner speech. Social and Personality Psychology Compass. -
Overthinking ve anksiyete ile başa çıkmada bilişsel davranışçı yaklaşımların etkililiğini gösteren kanıta dayalı çalışmaları özetler.
Hofmann, S. G., et al. (2012). The efficacy of cognitive behavioral therapy. Cognitive Therapy and Research.
Anonim olarak sorularınızı sorun, psikologlarımız ücretsiz cevaplasın.
Uzmana Sorun
