kaygı bozukluğu belirtleri

Kaygı Bozukluğu Nedir? Anksiyete Belirtileri ve Başa Çıkma Yolları

Kaygı Bozukluğu Nedir?

Kaygı ve anksiyete ne demek?

Gündelik dilde kaygı, geleceğe dair endişe, huzursuzluk ve tedirginlik halini ifade eder. Anksiyete ise; bu kaygı halinin yoğun, sık ve kişinin günlük yaşamını etkileyen düzeye gelmesidir.

Herkes zaman zaman kaygı hisseder; bu, tehlikeye karşı bizi uyaran doğal bir sistemdir. Ancak bu sistem aşırı hassas hale geldiğinde, kaygı bozukluğu dediğimiz tablo ortaya çıkar: Tehdit gerçek olmasa bile, beden ve zihin sürekli alarm halindedir.

Psikolojik denge kaybı ve kaygı ilişkisi

Kaygı bozukluklarında, çoğu kişi “sanki iç dengem bozuldu” şeklinde tarif ettiği bir psikolojik denge bozukluğu yaşar. Bedensel belirtiler (çarpıntı, nefes darlığı, mide sıkıntıları) ile zihinsel belirtiler (olumsuz senaryolar, felaketleştirme, sürekli kontrol ihtiyacı) birbirini besler.

Bu durum, psikolojik denge bozukluğu belirtileri gibi hissedilebilir:

  • Duygusal iniş çıkışlar.

  • Odaklanma güçlüğü.

  • Uyku ve iştah düzensizlikleri.

Kaygı düzeyi yüksek olduğunda, kişi kendini “sürekli tetikte”, “rahatlayamıyor” ve “içimde bir sıkıntı var ama adını koyamıyorum” şeklinde ifade eder.

Kaygı bozukluğu testi ve anksiyete ölçeği

Kaygı bozukluğu testi ve anksiyete ölçeği, kişinin yaşadığı kaygı düzeyini ve eşlik eden belirtileri değerlendirmeye yarayan öz-bildirim araçlarıdır. Bu testler;

  • “Son haftalarda ne sıklıkla gergin hissettiniz?”,

  • “Kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi belirtiler yaşadınız mı?”
    gibi sorular içerir.

Online anksiyete ve panik atak testi türü ölçekler, ilk farkındalık için işe yarayabilir; fakat kesin tanı ve kaygı bozukluğu çözümü için bir uzmanın değerlendirmesi gerekir. Test sonuçları, psikolog veya psikiyatristle yapılacak görüşme için bir başlangıç noktası olarak görülebilir.


Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete belirtileri fiziksel düzeyde oldukça belirgindir. Sık görülen şikayetler:

  • Kalp çarpıntısı, göğüs sıkışması.

  • Nefes darlığı hissi, yutkunma güçlüğü.

  • Terleme, titreme, sıcak basması veya üşüme.

  • Mide bulantısı, karın ağrısı, hazımsızlık, ishal veya kabızlık.

  • Baş dönmesi, baş ağrısı, sersemlik hissi.

Bu belirtiler çoğu zaman “kalp krizi mi geçiriyorum?”, “beyin kanaması mı oluyor?” gibi düşüncelerle birleşir; bu da kaygıyı daha da artırır.

İç sıkıntısı, huzursuzluk ve sebepsiz heyecan

Birçok kişi anksiyete nedir sorusunu “içimde bir sıkıntı var ama sebebini bilmiyorum” diye özetler. Bu iç sıkıntısı, tanımlanamayan bir huzursuzluk, yerinde duramama, gevşeyememe halidir.

Diğer yaygın deneyimler:

  • İç huzursuzluk: Sürekli bir şey olacakmış gibi hissetme.

  • Sebepsiz heyecan: Ortada görünür bir tehlike yokken bile kalbin hızlı atması, ellerin titremesi.

  • Odaklanma güçlüğü: Zihin, “ya şöyle olursa, ya böyle olursa” şeklinde senaryolarla meşguldür.

Bu nedenle kişi, hem bedensel hem zihinsel olarak “dinlenemiyor” gibi hisseder; “huzursuzluk nasıl geçer?” sorusu giderek daha sık sorulur.

Anksiyete kalp ağrısı, mide ve vücut belirtileri

Anksiyete sırasında hissedilen kalp ağrısı veya göğüs sıkışması, çoğu zaman kas gerginliği ve otonom sinir sisteminin aşırı çalışmasıyla ilişkilidir. Kalp hastalığı olmadığı halde, kişi ciddi bir kalp krizi geçirmekten korkabilir.

Benzer şekilde:

  • Mide bölgesinde yanma, kramp, bulantı olabilir.

  • Omuz, boyun, sırt ve çene kaslarında gerginlik, ağrı ve sertlik görülür.

  • Vücutta “karıncalanma, uyuşma” şikayetleri ortaya çıkabilir.

Bu bedensel tepkiler gerçektir; “psikolojik olduğu için uydurma” değildir. Ancak tetikleyici çoğunlukla geçmeyen anksiyete ve kaygılı düşüncedir; bu nedenle hem tıbbi değerlendirme hem psikolojik destek önemlidir.


Kaygı Bozukluğu Türleri

Yaygın anksiyete bozukluğu

Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB), en sık görülen kaygı bozukluklarından biridir. Temel özellikleri:

  • Günün büyük bölümünde birçok konu hakkında endişe (sağlık, para, ilişkiler, iş, gelecek…).

  • Endişeyi kontrol etmekte güçlük; “durduramıyorum, kafam susmuyor” hissi.

  • Bu sürece eşlik eden gerginlik, çabuk irkilme, kas ağrıları, uyku sorunları.

Yaygın anksiyete bozukluğu tedavisi, genellikle psikoterapi (özellikle bilişsel-davranışçı terapi) ve gerekli durumlarda ilaç tedavisini içerir. Amaç, kaygılı düşünceyi tanımak, sorgulamak ve daha gerçekçi bakış açıları geliştirmektir.

Panik bozukluk ve panik atak belirtileri

Panik atak, ani başlayan, kısa sürede zirveye çıkan yoğun korku ve bedensel belirtiler epizodudur. Panik atak belirtileri arasında:

  • Şiddetli çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes alamama hissi.

  • Baş dönmesi, bayılacak gibi olma, “kontrolü kaybediyorum” düşüncesi.

  • “Öleceğim”, “delireceğim” korkusu.

Bu ataklar tekrarlayıp, kişi yeni atak geçirme korkusuyla yaşamını kısıtlamaya başlarsa panik bozukluktan söz edilir. Teşhis için hekim değerlendirmesi ve gerekirse panik bozukluk testi veya yapılandırılmış görüşmeler kullanılır. Bazı online anksiyete ve panik atak testi türleri, risk hakkında fikir verebilir ama tanı için yeterli değildir.

Sağlık anksiyetesi ve ölüm korkusu

Sağlık anksiyetesi nedir? Kişinin bedensel duyumlarına aşırı odaklanması ve küçük belirtileri bile ciddi hastalık (kanser, kalp krizi, felç vb.) olarak yorumlamasıdır. Bu durum sıklıkla yoğun ölüm korkusu ile birliktedir.

Kişi:

  • Sık sık doktora gider, tetkik yaptırır ama sonuçlara kısa süreli güvenir.

  • İnternetten semptom araması yapar, okudukça kaygısı artar.

  • Bedensel sinyalleri “tehlike” olarak algıladığı için kaygı–beden döngüsü daha da güçlenir.

İlişki anksiyetesi ve kaybetme korkusu

İlişki anksiyetesi, partneri kaybetme korkusu, terk edilme endişesi ve sürekli ilişkiyi tehdit altında hissetme halini ifade eder. Belirtiler:

  • Sürekli mesaj kontrolü, onay arama, “beni seviyor musun?” testleri.

  • Küçük gecikme veya mesafe hissettiğinde felaket senaryoları kurma.

  • Partneri “kaybetmeyeyim” diye kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını bastırma.

İlişki anksiyetesinde ağlanma stillerini anlamak, öz-değer üzerine çalışmak ve gerektiğinde çift/ bireysel terapiye başvurmak önemli adımlardır.

Performans anksiyetesi ve sınav kaygısı

Performans anksiyetesi, sahneye çıkma, sunum yapma, topluluk önünde konuşma, cinsel performans veya spor gibi performans gerektiren durumlarda artan kaygıdır. Kişi “rezil olacağım, hata yapacağım” korkusuyla yeteneklerini sergileyemez hale gelebilir.

Sınav kaygısı da performans anksiyetesinin özel bir türüdür. Sınav kaygısı azaltma teknikleri arasında; nefes egzersizleri, gerçekçi hedef belirleme, çalışma planı oluşturma, olumsuz otomatik düşünceleri yakalama ve yeniden yapılandırma bulunur.

Gece anksiyetesi ve iç daralması

Bazı kişiler özellikle akşam ve gece saatlerinde artan gece anksiyetesi yaşar. Daha sakin ortamda, zihin gün içinde bastırılan düşünce ve korkularla yüz yüze gelir; bu da iç daralması, “boğazda düğüm”, “göğüste sıkışma” gibi hislerle kendini gösterebilir.

Gece anksiyetesi; uykuya dalma güçlüğü, sık uyanma, kabuslar ve sabah yorgun uyanma ile de bağlantılı olabilir. Uyku hijyeni, gevşeme egzersizleri ve gerekirse profesyonel destek bu noktada önemlidir.

Kaygı bozukluğu, çocuklukta başlarsa okul, arkadaşlık ve öz güven gelişimini; yetişkinlikte ise işlevselliği, ilişkileri ve fiziksel sağlığı belirgin şekilde zorlayabilen bir durumdur. Erken fark edilip tedavi edildiğinde hem çocuklarda hem yetişkinlerde iyileşme şansı yüksektir.


Çocuklarda ve Ergenlerde Kaygı

Çocuklarda kaygı bozukluğu belirtileri

Çocuklarda kaygı bozukluğu, çoğu zaman yetişkinlerdeki gibi “kaygılı düşünce” cümleleriyle ifade edilmez; davranış ve bedensel belirtiler üzerinden anlaşılır. Sık görülen işaretler:

  • Okula gitmek istememe, ayrılma anında ağlama veya panik.

  • Sık karın ve baş ağrısı şikayetleri, mide bulantısı, “karnım ağrıyor, okula gitmeyeyim” demeler.

  • Kolay irrite olma, öfke patlamaları, içe kapanma, yalnız kalmak isteme.

  • Gece kabusları, alt ıslatma, uyumakta zorlanma.

Bu belirtiler, psikolojik denge bozukluğu belirtileri gibi de görülebilir; bu yüzden sadece “naz yapıyor” diye geçiştirilmemelidir.

Kaygı bozukluğu olan çocuğa nasıl davranmalı?

  • Önce “abartıyorsun, korkacak bir şey yok” demek yerine duygusunu kabul etmek: “Korktuğunu görüyorum, bu his senin için zor.”

  • Zorlanılan durumdan tamamen kaçırmak yerine, küçük adımlarla ve yanında olarak maruz bırakmak (örneğin okula kapıya kadar götürmek, sonra sınıfın kapısına kadar).

  • Suçlama ve utandırmadan (“korkaklık yapma”) kaçınmak; cesareti küçük adımları fark edip övmek.

Çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisi için, bilişsel-davranışçı temelli çocuk terapileri ve aileyle işbirliği en etkili yöntemler arasında yer alır.

Ergen bireylerde gözlenen kaygılar

Ergen bireylerde gözlenen kaygılar; akademik başarı, arkadaş kabulü, dış görünüş, sosyal medya, gelecek (meslek, üniversite), ilişki ve kimlik konuları etrafında yoğunlaşır. Belirtiler:

  • Notlara aşırı odaklanma, sınav kaygısı nedeniyle çalışmayı erteleme veya sabaha kadar çalışma.

  • Sosyal ortamlardan kaçınma, “rezil olma” korkusu, performans anksiyetesi.

  • Uyku bozuklukları, sinirlilik, aileyle sık çatışma, “hayat anlamsız” söylemleri.

Bu dönemde geçmeyen anksiyete, ileride depresyon ve madde kullanımı riskini artırabildiği için, belirtiler hafife alınmamalıdır.


Kaygı Neden Olur?

Kaygılı düşünce yapısı

Anksiyete etiyolojisi, yani kaygının nedenleri; genetik yatkınlık, beyin kimyası, öğrenilmiş düşünce kalıpları ve çevresel stresörlerin bileşimidir. Özellikle kaygılı düşünce tarzı, bozukluğun sürmesinde önemli rol oynar:

  • Felaketleştirme: “Ya en kötü olursa?” senaryolarını zihinde tekrar tekrar oynatma.

  • Aşırı genelleme: Bir olumsuz deneyimi tüm geleceğe yayma (“Bir kere panik atak geçirdim, bir daha dışarı çıkamam”).

  • Kontrol ihtiyacı: Belirsizliğe tahammülsüzlük, her şeyi planlama ve kontrol etme zorunluluğu.

Bu düşünce kalıpları, yaygın anksiyete bozukluğu ve geçmeyen anksiyete durumlarında özellikle belirgindir.

Gelecek kaygısı ve sürekli endişe hali

Gelecek kaygısı, iş, para, sağlık, ilişki, ülkenin durumu gibi konulara dair bitmeyen “ya şöyle olursa?” serilerini içerir. Kaygı bozukluğu olan kişilerde bu endişe:

  • Gerçekçi riskin çok ötesine geçer.

  • Kontrol edilemez hale gelir (durdurmak istese de durduramaz).

  • Günlük yaşamı (uyku, iş verimi, sosyal ilişkiler) bozar.

Bu nedenle “biraz kaygılıyım” ile klinik düzeyde kaygı bozukluğu arasında, yoğunluk, süre ve işlev kaybı açısından fark vardır.

Travma, stres ve psikolojik baskı

Travmalar (kaza, hastalık, kayıp, şiddet, ihmal) ve uzun süreli psikolojik baskı, kaygı bozukluklarının tetikleyicisi olabilir.

  • Travma sonrası, kişi benzer durumlarda yoğun iç sıkıntısı, panik belirtileri, kabuslar ve kaçınma davranışları geliştirebilir.

  • İş, okul veya ilişkide süregelen stres, bedenin sürekli “savaş-kaç” modunda kalmasına ve kaygı bozukluğu gelişmesine yol açabilir.

Yani kaygı, sadece “zayıf olmak” değil; çoğu zaman sistemin uzun süreli yüklenmeye verdiği doğal ama yorucu bir cevaptır.


Kaygı Bozukluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Geçmeyen anksiyetenin ruhsal etkileri

Anksiyete tedavi edilmezse ne olur? Uzun süreli, geçmeyen anksiyete; beyinde stresle ilişkili bölgelerde yapısal ve işlevsel değişikliklere yol açabilir. Sonuçlar:

  • Duygusal regülasyon güçlüğü, daha kolay öfkelenme, ağlama krizleri.

  • Konsantrasyon bozukluğu, hafıza sorunları, karar vermede zorlanma.

  • Haz veren aktivitelerden uzaklaşma, sosyal geri çekilme.

Bu süreç, depresyon, madde kullanımı ve diğer ruhsal bozukluk riskini artırabilir.

Kaygı ve depresyon ilişkisi

Araştırmalar, kaygı bozuklukları ve depresyonun sık sık birlikte görüldüğünü, ortak risk faktörleri taşıdığını gösteriyor. Uzun süreli kaygı:

  • “Hiçbir şey düzelmeyecek” inancını besleyerek umutsuzluk yaratabilir.

  • Sürekli yorgunluk, motivasyon kaybı ve ilgi azalmasıyla depresif belirtilere zemin hazırlayabilir.

Bu nedenle, “önce kaygım geçsin, sonra depresyona bakarım” yerine, duygudurumun bütününe bakan bir değerlendirme ve tedavi yaklaşımı önemlidir.

Günlük yaşamda işlev kaybı

Tedavi edilmeyen kaygı bozukluğu, zamanla:

  • İş ve okul performansında düşüş, devamsızlık, projeleri erteleme.

  • Sosyal kaçınma (toplantılara gitmeme, arkadaş buluşmalarından çekilme).

  • Aile içi çatışmalar, ilişkilerde gerginlik ve uzaklaşma.

Bazı kişiler “kendimi eve kapattım”, “sadece güvenli bulduğum yerlerde durabiliyorum” diye tarif eder; bu da yaşam alanını giderek daraltır.

Kaygı Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Psikolog eşliğinde yürütülen psikoterapi, kaygı bozukluklarında birinci basamak tedavilerden biridir. En sık kullanılan yaklaşımlardan bazıları:

  • Bilişsel-davranışçı terapi (BDT): Kaygılı düşünceleri fark etmeyi, sorgulamayı ve daha gerçekçi alternatifler geliştirmeyi hedefler.

  • Maruz bırakma teknikleri: Kaçınılan durumlara küçük, kontrollü adımlarla yaklaşarak “tehlike” algısını yeniden yapılandırır.

Çalışmalar, BDT’nin yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk ve sosyal anksiyetede etkili olduğunu göstermektedir.

Kaygıyla Başa Çıkma Yolları

Kaygı ve stres yönetimi

Kaygı ve stres yönetimi, tedavinin önemli bir parçasıdır ve günlük yaşamda sürdürülebilir alışkanlıklar gerektirir. Önerilen alanlar:

  • Düzenli uyku ve hafif–orta düzeyde fiziksel aktivite (yürüyüş, esneme, yoga).

  • Kafein, nikotin ve aşırı şekeri sınırlamak; bunlar bedensel uyarılmayı artırarak kaygıyı tetikleyebilir.

  • Gün içinde “mikro mola”lar (nefes egzersizi, kısa gevşeme araları) vermek.

Bu adımlar tek başına “kaygı bozukluğunu tedavi” etmese de, geçmeyen anksiyete döngüsünü yumuşatmaya yardımcı olur.

Anksiyeteyi yenmek için teknikler

Anksiyeteyi yenmek, çoğu zaman onu tamamen yok etmekten çok, yönetmeyi öğrenmek anlamına gelir. Sık kullanılan teknikler:

  • Nefes egzersizleri: Diyafram nefesi, 4-6 sayışta nefes alıp verme; sinir sistemini sakinleştirmeye yardımcı olur.

  • Düşünce günlüğü: Kaygılı anlarda akla gelen otomatik düşünceleri yazmak, kanıtları ve alternatif düşünceleri not etmek.

  • Zihin–beden farkındalığı: “Şu an kaygılıyım, kalbim hızlı atıyor ama bu geçici bir his” gibi etiketsiz farkındalık cümleleri kullanmak.

Bu beceriler psikoterapiyle öğrenildiğinde, kişinin kendi kendine uygulayabildiği güçlü araçlara dönüşür.

Panik atağı nasıl yenerim?

  • Atak başladığında “bu bir panik atağı, kalıcı değil, birkaç dakika içinde zirve yapıp azalacak” diye hatırlatmak.

  • Direnmek yerine, “dalga” metaforu ile gelip geçmesine izin vermek; nefese odaklanmak.

  • Vücudu tarayarak, hangi bölgede gerginlik varsa oraya yumuşak dikkat vermek (progresif gevşeme).

Uzun vadede panik atakla başa çıkmada, tetikleyici durumlardan sürekli kaçmak yerine, terapistle planlı maruz kalma çalışmaları yapmak etkilidir.

İç huzursuzluk ve iç sıkıntısı nasıl geçer?

“İçimde bir sıkıntı var”, “iç huzursuzluk” hissi, anksiyetenin en sık tarifleniş biçimlerinden biridir. Hafif–orta düzey durumlarda:

  • Günlük rutine kısa yürüyüşler, hafif egzersizler ve nefes çalışmaları eklemek.

  • Duyguları bastırmak yerine yazmak, güvendiğiniz biriyle paylaşmak.

  • Sosyal izolasyondan kaçınmak; güvenli hissettiğiniz kişilerle zaman geçirmek.

Ancak bu iç sıkıntısı uzun süredir geçmiyor, uyku ve işlevselliği bozuyor veya panik ataklarla birlikte görülüyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kaygı bozukluğu nedir?

Kaygı bozukluğu, günlük hayatın sıradan stresinin ötesine geçen, yoğun, sık ve kontrol edilmesi zor endişe, korku ve huzursuzluk halidir. Geçmeyen anksiyete; uyku, iş/okul performansı, ilişkiler ve fiziksel sağlık üzerinde belirgin işlev kaybına yol açabilir.

Anksiyete nedir, kaygı ile aynı şey mi?

Anksiyete nedir sorusunun cevabı; tehdit algısı karşısında bedenin ve zihnin verdiği endişe ve alarm tepkisidir. Kaygı ve anksiyete aynı aileden kavramlardır; ancak kaygı bozukluğu dendiğinde bu hissin yoğunluğu, süresi ve yarattığı işlev kaybı artmıştır.

Anksiyete belirtileri nelerdir? Anksiyete belirtileri fiziksel olarak nasıl hissedilir?

Anksiyete belirtileri arasında; sürekli endişe, odaklanma güçlüğü, sinirlilik ve uyku sorunları vardır. Anksiyete belirtileri fiziksel düzeyde ise kalp çarpıntısı, nefes darlığı, mide ve bağırsak şikayetleri, kas gerginliği, baş dönmesi ve “içimde bir sıkıntı var” hissi şeklinde ortaya çıkabilir.

Psikolojik denge bozukluğu belirtileri kaygıyla nasıl ilişkilidir?

Psikolojik denge bozukluğu belirtileri; duygusal iniş çıkışlar, motivasyon kaybı, huzursuzluk ve bedensel şikayetlerle kendini gösterebilir. Uzun süren ve geçmeyen anksiyete, bu dengeyi bozarak hem ruhsal hem fiziksel alanda yorgunluk ve tükenmişlik hissi yaratır.

Kaygı bozukluğu testi ve anksiyete ölçeği güvenilir midir?

Kaygı bozukluğu testi ve anksiyete ölçeği, kaygı düzeyinizi ve eşlik eden belirtileri kabaca değerlendiren öz-bildirim araçlarıdır. Farkındalık için yararlı olabilirler; ancak tanı koymak için tek başına yeterli değildir, mutlaka bir uzmanın klinik değerlendirmesi gerekir.

Yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

Yaygın anksiyete bozukluğu, günlük yaşamın pek çok alanına (iş, sağlık, para, ilişkiler, gelecek) yayılmış, kontrol edilmesi zor, kronik endişe halidir. Yaygın anksiyete bozukluğu tedavisi için bilişsel-davranışçı terapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi yaygın olarak kullanılmaktadır.

Panik atak belirtileri neler, panik bozukluk testi işe yarar mı?

Panik atak belirtileri; ani başlayan şiddetli korku, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, baş dönmesi ve “öleceğim/ delireceğim” düşünceleridir. Online panik bozukluk testi ve anksiyete ve panik atak testi, risk hakkında fikir verebilir ama kesin tanı için hekim değerlendirmesi gereklidir.

Sağlık anksiyetesi nedir, ölüm korkusuyla ilişkisi nedir?

Sağlık anksiyetesi nedir sorusunun cevabı; vücuttaki küçük belirtileri bile ciddi hastalık işareti olarak yorumlama eğilimidir. Bu durum çoğu zaman yoğun ölüm korkusu ile birlikte seyreder ve sık sık doktora gitme, tetkik yaptırma, internette semptom arama gibi davranışlara yol açabilir.

İlişki anksiyetesi nedir, ilişki anksiyetesi nasıl geçer?

İlişki anksiyetesi, partneri kaybetme korkusu, terk edilme endişesi ve ilişkinin sürekli tehdit altında olduğu düşüncesiyle giden kaygı halidir. İlişki anksiyetesi nasıl geçer sorusunda; bağlanma stillerini anlamaya yönelik psikoterapi, öz-değer çalışması ve gerektiğinde çift terapisi etkili olabilir.

Performans anksiyetesi ve sınav kaygısı nasıl azaltılır?

Performans anksiyetesi; sahneye çıkma, sunum yapma, cinsel performans veya spor gibi durumlarda yoğun kaygı ve “rezil olma” korkusudur. Sınav kaygısı azaltma teknikleri arasında nefes egzersizleri, gerçekçi hedef belirleme, çalışma planı oluşturma ve olumsuz otomatik düşünceleri sorgulama yer alır.

Çocuklarda kaygı bozukluğu nasıl anlaşılır?

Çocuklarda kaygı bozukluğu; sık karın/baş ağrısı, okula gitmek istememe, ayrılma anında yoğun ağlama, içe kapanma, kabuslar ve davranış değişiklikleriyle kendini gösterebilir. Çocuk çoğu zaman “kaygılıyım” diyemez; bu nedenle ebeveynlerin bedensel ve davranışsal sinyalleri dikkatle izlemesi önemlidir.

Kaygı bozukluğu olan çocuğa nasıl davranmalı?

Kaygı bozukluğu olan çocuğa nasıl davranmalı sorusunda; duygusunu ciddiye almak, utandırmaktan kaçınmak ve küçük adımlarla korkulan duruma alışmasını desteklemek temel prensiplerdir. Çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisi için çocuk odaklı bilişsel-davranışçı terapi ve aileyle işbirliği önerilir.

Anksiyete tedavi edilmezse ne olur?

Anksiyete tedavi edilmezse ne olur? Uzun vadede duygusal tükenme, depresyon, madde kullanımı, uyku sorunları ve kronik sağlık problemleri riskini artırabilir. Ayrıca iş, okul ve ilişkilerde belirgin işlev kaybı ve sosyal izolasyon görülebilir.

Kaynaklar ve Bilimsel Dayanaklar

  • American Psychiatric Association (2022).
    DSM-5-TR: Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. Kaygı bozuklukları, panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ve tanı ölçütleri.

  • World Health Organization (WHO).
    Anxiety Disorders – Fact Sheets. Kaygı bozukluklarının tanımı, yaygınlığı ve küresel ruh sağlığı etkileri.

  • Beck, A. T., & Steer, R. A. (1990).
    Beck Anxiety Inventory Manual. Anksiyete belirtileri, fiziksel semptomlar ve klinik değerlendirme.

  • Barlow, D. H. (2002).
    Anxiety and Its Disorders: The Nature and Treatment of Anxiety and Panic. Panik atak, panik bozukluk ve kaygının psikofizyolojik temelleri.

  • Craske, M. G., et al. (2017).
    Maximizing exposure therapy: An inhibitory learning approach. Panik atak ve anksiyete tedavisinde maruz bırakma teknikleri.

  • Hofmann, S. G., Asnaani, A., Vonk, I. J. J., Sawyer, A. T., & Fang, A. (2012).
    The efficacy of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses. Yaygın anksiyete bozukluğu ve panik bozuklukta BDT’nin etkinliği.

  • Kendler, K. S. (2001).
    Twin studies of psychiatric illness. Anksiyete etiyolojisi: genetik ve çevresel faktörler.

Anonim olarak sorularınızı sorun, psikologlarımız ücretsiz cevaplasın.

Uzmana Sorun
Psikolog Danış
Psikolog Danış
5 Nisan 2025